Aranan Kelime
Teklif Talebi
SoftwareAG'den Haberler
Haberler
Consulta, Software AG Malezya Satış Toplantısında
Consulta Yönetim Danışmanlığı şirketinin partner ve danışmanları, danışmanlık eğitim ve uygulama ortakları olan Software AG’nin Malezya’da gerçekleşen yıllık satış toplantısına katıldılar. Consulta, 2013 yılında gerçekleşen Software AG yıllık satış toplantısında, ARIS partner of the Year 2013 (2013’ün ARIS Ortağı) ödülünü kazanmıştı. Software AG’nin her sene farklı ülkelerde düzenlediği SKO Sales Kick Off toplantısı, satış ekiplerinin ve partnerların bir sonraki yılın satış stratejileri ve odakları hakkında gerçekleşen konuşmaları dinleme fırsatı buldıukları ve dünyanın her yerinden Software AG partnerlarının satış öngörüleri hakkında bilgi edindikleri ve sahada çalışan tüm iş ortaklarına networking imkanı sağlayan bir toplantıdır.
Consulta, Software AG Malezya Satış Toplantısında
Consulta Yönetim Danışmanlığı şirketinin Partner ve danışmanları danışmanlık eğitim ve uygulama ortakları olan Software AG’nin Malezya’da gerçekleşen yıllık satış toplantısına katıldılar. 2013 yılında gerçekleşen Software AG yıllık satış toplantısında Consulta, ARIS partner of the Year 2013 (2013’ün ARIS Ortağı) ödülünü kazanmıştı. Software AG’nin her sene farklı ülkelerde düzenlediği SKO (Sales Kick Off) toplantısı, satış ekipleri ve partnerların bir sonraki yılın satış stratejileri ve odakları hakkında gerçekleşen konuşmaları dinleme fırsatı buldukları ve dünyanın her yerinden Software AG partnerlarının satış öngörüleri hakkında bilgi edindikleri ve sahada çalışan tüm iş ortaklarına networking imkanı sağlayan bir toplantıdır.
Neden Süreç Yönetimi, Neden ARIS?
İş süreçlerinin modellenmesi ve yönetimi işimizin mevcut durumda nasıl yapıldığını göstermektedir. Süreç yönetimi terminolojisinde bu durum As-is olarak ifade edilmektedir.
Aris ile Risk ve Uyum Yönetimi

ARIS ile Kurumsal Yönetim, Risk ve Uyum Yönetimi(GRC)  

Büyüyen regülasyon ortamı, iş ve süreçlerin pazardaki ve regülasyonlardaki değişikliklerden direkt etkilenmesi ve daha da karmaşıklaşması, kurumların kontrollü olmaya odaklamıştır. Şirketlerin kontrolde olduklarını destekleyecek süreçler hızlıca tasarlanmakta ve uygulanmaktadır.  Ancak çok fazla kontrole odaklanmak insanları gerçekte odaklanmaları gereken işlerini olumsuz etkiler.  

Software AG’nin ARIS Kurumsal Yönetişim, Risk ve Uyum (Governance, Risk and Compliance-GRC) yönetimi platformu şirketlerin gerçek dijital kurumlara dönüşmesini sağlar. Risklerin azalması sağlanırken şirketin etkin bir şekilde çalışması devam eder.

GRC, iş performansı ile risk & uyum performansı arasındaki dengeyi sağlamakla ilgilidir. Süreç mükemmelliği, kurumsal stratejinin hedeflere ve kritik performans göstergelerine (KPI) dönüştürülürken kurumun bu hedeflerine ulaşmasını engelleyen risklerin aktif olarak yönetilmesi ile sağlanabilir. Yöneticilerin doğru karar alabilmeleri için hem iş performansı hem de risk görünürlüğü açılarına ihtiyaçları vardır.

GRC bir platform olduğu kadar, bir süreçtir de. Maksimum kontrol, açıklık, basitlik ve etkinlik için bütün risk yönetimi ve uyumla ilgili konular entegre merkezi ARIS havuzu içerisinde yürütülür.

 

ARIS GRC’nin faydaları/özellikleri

  • Güven ile uyumun sağlanması
    • Risklerin kabul edilebilirlik seviyelerinin ve kontrollerinin tanımlanması
    • Organizasyonun hedef ve kuralları ile hızalanması
    • İş ve kontrol departmanları arasındaki çatışmanın azalması
  • İş çevikliğinin artırılması
    • Uyuşmazlığın temel nedenleri tanımlanarak daha hızlı aksiyon alma
  • Yeni regulasyonlara daha hızlı adaptasyon
    • Kanunlar ve regülasyonlar kontrol gereksinimlerine ayrılarak daha kolay uygulama.
    • Regulasyon değişimlerine kolay ve hızlı adaptasyon
  • Risklerin tanımlanması ve azalması
    • Risklerin tanımlanmasını ve dokümante edilmesi
    • Risklerin finansal etkilerinin ve olasılıklarının değerlendirilmesi
    • Risklerin minimize edecek ölçümlerin tanımlanmasını
  • Önceden tanımlı skorlar ile anket yönetimi
    • Periyodik ya da tek seferlik anketlerin yapılması(Risklerin  tanımlaması, iş etki analizlerinin yapılması gibi)
  • Risk limitlerinin analizi
    • Tanımlanmış süreç zincirleri boyunca risk olayları simülasyonunun yapılması
    • İş süreçleri, ris ve kontroller arasındaki ilişkinin analiz edilmesi
    • Risk olasılıkları ve zarar dağılımlarını tanımlamak için istatistiksel metodların kullanılması
    • Detaylı olarak risk senaryolarının tanımlanması ve analiz edilmesi
  • Kompleksliğin azalması
    • Bütün düzenleyici taleplerin bir yaklaşıma e iç kontrol sistemine entegre edilmesi
    • Geliştirme başlatmak için iç kontrol sisteminde tanımlanan problemler ve zayıf noktalar için bulguların yaratılması
    • 2 aşamalı bulgu yönetimi iş akışı ile aksiyonların takibi
  • İzleme ve raporlamanın geliştirilmesi
    • Tanımlanmış bütün risk ve uyum alanları için entegre platform kullanılarak GRC süreçlerini izleme
  • Denetimin kolaylaşması
    • Denetimle ilgili görevlerin takvimlendirilmesi ve zaman yönetimi ve raporlama aktivitelerinin desteklenmesi
    • Denetim maliyetinin azalması
    • Süreç dokümanlarının tekrar kullanılabilmesi
  • Kurum politikalarının kurulması
    • Kurum yönetmeliğinin yayınlanması ve ilgili paydaşlardan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin onayların alınması
  • Gerçek veriyi gerçek zamanda kullanma
    • Operasyonel süreçlerin sürekli olarak izlenmesi ve gerekli durumlarda testlerin, risk değerlendirmelerin veya bulguların tetiklenmesi
    • Reaktif olmak yerine proaktif olma

 

Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Consulta, 25 yılı aşkın süredir orta ve büyük ölçekli şirketlere, finansal kuruluşlara, çok uluslu şirketlere; bağımsız denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, outsourcing ve eğitim hizmetleri sunan, 120’ye yakın profesyonelin çalıştığı bir grup şirketidir. Danışmanlık birimi olarak İtalyan Think Tank ve Danışmanlık şirketi olan Ambrosetti’nin Türkiye temsilcisi ve Software AG’nin Türkiye’de danışmanlık çözüm ortağıyız; ayrıca denetim ve vergi konusunda global bir network olan INAA’nın Türkiye temsilcisiyiz.

Uluslararası işbirliklerimiz ve stratejik ortaklarımız ile müşterilerimize bütünleşik, butik hizmetler sunmakta ve onların kurumsal gelişimlerine destek olmaktayız. Yönetim danışmanlığı bölümünde odaklandığımız konuların başında Stratejik Planlama, Organizasyonel ve Operasyonel Gelişim, Yeniden Yapılanma, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Marka ve Pazarlama Yönetimi, Turquality Sürecinde Hazırlık ve Kurumsal Gelişim geliyor.

Sizce markalaşmada en kritik unsurlar hangileridir?

Markalaşmak için öncelikle markanın hitap ettiği kesimin beklentilerini tam ve kesintisiz karşılamak, farklılaşmak ve markanın hedef kitlesi ile duygusal bir bağ kurabilmek gerekiyor.  Bir markaya gerçek anlamda “MARKA” diyebilmemiz için mutlaka üzerimizde bir algı bırakması ve bize bir değer önerisi sunması gerekiyor ki, markayı zihnimizdeki belirli tecrübeler ile eşleştirebilelim.  Küresel anlamda markalaşma sürecinin başarılı olabilmesi için iki temel kriter: markanın ve markaya sahip firmanın finansal gücü ve markanın sürdürülebilirliğidir.

Hem satış büyüklüğü hem de karlılık olarak bakıldığında, bir marka güçlü ve finansal açıdan sağlıklı olmalıdır. Bunun için de markanın belli bir büyüklüğe ulaşmış olması ve bulunurluğunun yüksek seviyede olması gerekiyor; bulunurluğu yüksek markaların bilinirliği de artırıyor. Finansal açıdan güçlü firmalar, sahip oldukları markanın iletişimi için daha fazla kaynak ayırabiliyor; bu da markalaşma sürecini hızlandırıyor.  Sürdürülebilirlik son zamanlarda çok üstünde durduğumuz bir konu; operasyonlarını istikrarlı bir şekilde geliştiren, insan kaynağı ve altyapısı güçlü, gelişen teknolojiye yatırım yapan ve kurumsallık düzeyi yüksek markalar daha sürdürülebilir oluyor. Firmaların büyümesi ve markalaşması da buna göre daha sağlıklı gelişiyor.

Turquality projesi hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Turquality Programı en geniş anlamıyla devletimizin Türk markalarını yurtdışına açılmaları ve büyümeleri anlamında desteklediği bir marka gelişim platformudur. Turquality’nin başlangıç aşamasında ana hedefi: Türkiye’den dünya markaları çıkarmaktı. Dünyada imajı yüksek ülkelere baktığımızda, ekonomisi  ve refah seviyesi gelişmiş, kalite algısı ve kişi başına yaratılan değerin yüksek olduğu ülkeler karşımıza çıkıyor. Örnek olarak; ABD’de Apple, Almanya’da BMW, İtalya’da Armani, İspanya’da Zara, Japonya’da Toyota gibi markalar hem ülkelerinin bilinirliğinin artmasında, hem kalite algısının gelişmesinde, hem de ekonomilerinin yükselmesinde ülkelerine önemli ölçüde destek oluyorlar.

Turquality sürecinde firmalar uluslararası markaları örnek alarak operasyonlarına dünyadaki iyi uygulamaları adapte etmeye çalışıyorlar. Programın firmalara olan en büyük katkısının, bu süreçte firmaların vizyonlarını geliştirerek, markalaşmanın gerektirdiği organizasyonel yetkinliklere ulaşmalarını sağlaması olarak görüyorum.  Markalar Turquality’den aldıkları destekler ile yurt dışında daha odaklı ve cesur kararlar alabiliyorlar ve markalarına yaptıkları yatırımlara daha yüksek bir bütçe ayırabiliyorlar. Turquality ve Marka Destek programındaki firmalar, Türkiye’nin ihracatını ve 2023 ihracat hedefi olan 500 milyar ABD Doları’na ulaşma hedefini de önemli ölçüde destekliyorlar. 

Türkiye, bünyesindeki firmalarla küreselleşerek başlı başına bir dünya markasına dönüşmeye hazırlanıyor. Öngörülerinizi ve beklentilerinizi alabilir miyiz?

Türkiye ekonomisi büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve bu süreçte firmalar, yarattıkları katma değeri artırma ve markalaşma çalışmaları ile öne çıkıyorlar. Türk firmalarının büyük bir kısmı yakın zamana kadar üretim odaklı bakış açısı ile kaliteli ürün sunmaya odaklanmıştı. Geldiğimiz noktada yurt dışı ile rekabet eden Türk firmalarının tasarım, inovatif iş modelleri ve markalaşmaya odaklanmaları ile öne çıktığını görüyoruz. Yurtdışına açılımda çekingen davranan Türk markaları Turquality’nin desteği ile gerçekleştirmek istedikleri açılımı daha hızlı ve kendilerine güvenerek yapabiliyorlar. Marka yöneticilerinin vizyonları küresel rekabete hazır; ancak firmaların insan kaynağı olarak da yeterli niteliklere sahip olmaları gerekiyor.  Genelde bu firmaların finansal güçleri de oldukça iyi olduğundan, pazarlama ve markalaşma çalışmalarına da kaynak ayırabiliyorlar. İnsan kaynağının gelişimine yüksek ölçüde kaynak ayıran firmaların bu dönüşüm sürecini başarılı bir şekilde yürüteceğine inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde Turquality gibi programların da destekleri ile Türk markalarının dünyaya açılımda daha cesur davranacaklarını ve hem kendi markaları ile büyüyeceklerini, hem de marka satın alımları yaparak Türk ekonomisini geliştireceklerine inanıyorum.

Consulta ve Software AG Sponsorluğu ile ARIS User Day Dijital Dünyanın kapılarını sektöre özgü anahtarlarla kullanıcılara sundu
Her sene EMEA ülkelerinde gerçekleştirilen ARIS User Day etkinliklerinin Türkiye ayağı,31 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul Conrad Otel’de gerçekleştirildi. Consulta Yönetim Danışmanlığı ile Sofware AG Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı etkinlik duyurusunda ilk göze çarpan ‘Dijital Dönüşüm Kavramının her sektörde aynı mıdır?’ Sorusuna cevap verirken sektöre özgü Dijital çözüm önerilerine değinildi. Yapılan sunumların ilk kısmında müşteri odaklı bir yol izlenirken ikinci kısımda iş performansını en iyi hale getirmek için bir çözüm başlığı altında GRC kuşağı ile ilgili bilgiler verildi.
Techinside Software AG ve Consulta ile Innovation Tour etkinliğini değerlendirdi
İstanbul’da düzenlenen Innovation Tour etkinliğinde, Software AG Genel Müdürü Ebru Kılıç Eker ve hemen sonrasında şirketin iş ortaklarından Consulta Danışmanlık Yönetici Ortağı Tolga Acarlı ile, her iki şirketinde, 2017 yılı faaliyetlerini ve 2018 hedeflerini değerlendirildi.