Aranan Kelime
Teklif Talebi
Consulta Hakkında
Consulta Grup Şirketleri, hizmet alanlarına göre kurumsal yapılanmasını oluşturmuş beş kurumdan oluşmaktadır.
Ambrosetti
Ambrosetti Pennsylvania Üniversitesi’nin “Global Go to Think Tanks” raporunda en iyi özel düşünce kuruluşları arasındadır. Ambrosetti bu sıralamaya giren ilk İtalyan düşünce kurulusu olarak Avrupa’da dördüncü, dünyada onaltıncı olmuştur.
Ambrosetti'den Haberler
Haberler
Ambrosetti Yeniden Dünyanın En İyi Think Tankleri Arasında

Consulta iş ortaklarından The European House Ambrosetti 2015 Pennsylvania Üniversitesi Raporuyla ikinci kez İtalya’nın en iyi, Avrupa’nın 4. en iyi Think Tank’i seçildi. Ambrosetti, ekonomik, politik ve stratejik analiz hizmeti veren firmaların dünya sıralamasının belirlendiği Pennsylvania Üniversitesi Global Go To Think Tank raporundaki tek İtalyan firması olarak kayıtlara geçmiştir.

2014'de Pennsylvania Üniversitesi’nin “Global Go to Think Tanks” raporunda en iyi özel düşünce kuruluşları arasına girmiş olan The European House Ambrosetti, bu sıralamaya giren ilk İtalyan düşünce kuruluşu olarak Avrupa’da dördüncü, dünyada on altıncı olmuştu.  2015 yılında da başarılarını sürdüren Ambrosetti, Boston Consulting Group, PricewaterhouseCoopers, Bain, Roland Berger gibi birçok uluslararası danışmanlık firmasını geride bırakarak dünya sıralamasında ise 18. Seçildi.

2006’dan bu yana Pennsylvania Üniversitesi Global Go To Think Tank Raporları, Pennsylvania Üniversitesinin sivil toplum programı ve Global Think Tankler arasından seçilmiş çalışanlardan, akademisyenlerden, uzmanlardan ve gazetecilerden oluşan 2000 katılımcının yardımıyla oluşturulmaktadır.

Ambrosetti, üst düzey yöneticilere eğitim vermenin yanı sıra devlet başkanları, nobel sahipleri, dünyaca ünlü iş adamları için düzenlediği; Intelligence on the World, Europe and Italy, CEO Club gibi seminer ve konferanslarla tanınmaktadır. Consulta, Dünya’da 20’ye yakın ülkede var olan The European House Ambrosetti’nin Türkiye’deki tek temsilcisidir. 

 

41. Global Ambrosetti Forumu

The European House Ambrosetti Forum Villa d'Este, 1975 yılından beri Ambrosetti'nin her yıl İtalya'nın Lombardy bölgesi Cernobbio vilayetinde gerçekleşen,  Avrupa'nın ve Dünya'nın dört bir yanından gelen devlet ve hükümet başkanları, üst düzey temsilciler, bakanlar, uzmanlar, nobel ödülü sahibi bilim adamları, iş adamları ve yöneticilerin bir araya gelip, dünya ekonomisini ve toplumda etkisi olan güncel konuları görüştükleri bir organizasyondur. 41. Ambrosetti Forum Villa d'Este "Intelligence on the World, Europe, and Italy" Forumu 4 - 6 Eylül arasında İtalya'da gerçekleşti.  

Forum Neden Önemli?

Villa d'Este Forum yüksek prestijli bir mekan içerisinde düzenlenen eşsiz bir etkinliktir ve başarısının sırrı kendi özel doğasında yatmaktadır. Forumun kuruluşundan bu yana gerçekleştirilen oturumlar hep kapalı kapılar ardında gerçekleştirilmiştir. Forum, uluslararası ekonomi ve politika sahnesi içerisinde yer almak isteyen kişi ve önderlerin birbirleri ile buluşup görüş birliği yapmak için mükemmel bir fırsat yaratmaktadır.  Üst düzey misafirlerin davet edilmesi ve onların bakış açıları ile Ambrosetti profesyonellerinin ilgilendiği konular üzerinde görüşmelerin gerçekleştirilmesi forumun başka bir başarısıdır. Aslında, firma içerisinde geliştirilen en önemli konular, İş Dünyası ve Ülke sistemine paralel olarak dış dünyadan gelen uzmanların katkıları ile Forum içerisinde sunulmaktadır. 
Forum'da gerçekleşen konuşmaları aşağıda görebilirsiniz.

Valerio De Molli’den Hoşgeldiniz KonuşmasıVideo’yu görüntüleyin.

Global Güvenlik – Min. Paolo Gentiloni’nin Konuşması

Global Bakış Açısı ile Afrika – Kofi Annan’ın Konuşması

İtalyan Cumhuriyet’i Başkanı Sergio Mattarella’nın katılımcılara Mesajı. Videoyu Görüntüleyin.

İtalyan Başbakanı Matteo Renzi’nin Konuşması

Yanis VaroufakisOtmar Issing ve Mario Monti’nin Konuşmaları: Avrupa Birliğinde Anlaşmazlıklar ve Değişimler

Adalet Bakanı Andrea Orlando’nun Konuşması, Hukuktaki Reformlar

Muhalefetlerin Sesi – Matteo Salvini’nin Konuşması

Bakan Maria Elena Boschi’nin Konuşması Reformlar ve Kamu Yönetimi

Bakan Giuliana Poletti’nin Konuşması –İş Gücü ve İstihdam

Ambrosetti Villa d'Este Kofi Annan Konuşması
Consulta İş Ortaklarından Ambrosetti'nin 41. Forum Villa d'Este "Intelligence on the World, Europe, and Italy" Forumu 4-6 Eylül tarihleri arasında İtalya'da gerçekleşti. 7. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan "Global Outlook" konuşmasında Afrika'nın küresel konumundan bahsetti.
Ambrosetti Villa d'Este Kofi Annan Konuşması

Consulta İş Ortaklarından Ambrosetti'nin 41. Forum Villa d'Este "Intelligence on the World, Europe, and Italy" Forumu 4-6 Eylül tarihleri arasında İtalya'da gerçekleşti. 7. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan "Global Outlook" konuşmasında Afrika'nın küresel konumundan bahsetti.

Forum Villa d'Este, 1975 yılından beri Ambrosetti'nin her yıl İtalya'nın Lombardy bölgesi Cernobbio vilayetinde gerçekleşen,  Avrupa'nın ve dünyanın dört bir yanından gelen devlet ve hükümet başkanları, üst düzey temsilciler, bakanlar, uzmanlar, nobel ödülü sahibi bilim adamları, iş adamları ve yöneticilerin bir araya gelip, dünya ekonomisini ve toplumda etkisi olan güncel konuları görüştükleri bir organizasyondur. 7. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 41. Forum Villa d'Este'deki "Africa in the Global Outlook: Too Big to Fail" konuşması için tıklayınız. 

Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Consulta, 25 yılı aşkın süredir orta ve büyük ölçekli şirketlere, finansal kuruluşlara, çok uluslu şirketlere; bağımsız denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, outsourcing ve eğitim hizmetleri sunan, 120’ye yakın profesyonelin çalıştığı bir grup şirketidir. Danışmanlık birimi olarak İtalyan Think Tank ve Danışmanlık şirketi olan Ambrosetti’nin Türkiye temsilcisi ve Software AG’nin Türkiye’de danışmanlık çözüm ortağıyız; ayrıca denetim ve vergi konusunda global bir network olan INAA’nın Türkiye temsilcisiyiz.

Uluslararası işbirliklerimiz ve stratejik ortaklarımız ile müşterilerimize bütünleşik, butik hizmetler sunmakta ve onların kurumsal gelişimlerine destek olmaktayız. Yönetim danışmanlığı bölümünde odaklandığımız konuların başında Stratejik Planlama, Organizasyonel ve Operasyonel Gelişim, Yeniden Yapılanma, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Marka ve Pazarlama Yönetimi, Turquality Sürecinde Hazırlık ve Kurumsal Gelişim geliyor.

Sizce markalaşmada en kritik unsurlar hangileridir?

Markalaşmak için öncelikle markanın hitap ettiği kesimin beklentilerini tam ve kesintisiz karşılamak, farklılaşmak ve markanın hedef kitlesi ile duygusal bir bağ kurabilmek gerekiyor.  Bir markaya gerçek anlamda “MARKA” diyebilmemiz için mutlaka üzerimizde bir algı bırakması ve bize bir değer önerisi sunması gerekiyor ki, markayı zihnimizdeki belirli tecrübeler ile eşleştirebilelim.  Küresel anlamda markalaşma sürecinin başarılı olabilmesi için iki temel kriter: markanın ve markaya sahip firmanın finansal gücü ve markanın sürdürülebilirliğidir.

Hem satış büyüklüğü hem de karlılık olarak bakıldığında, bir marka güçlü ve finansal açıdan sağlıklı olmalıdır. Bunun için de markanın belli bir büyüklüğe ulaşmış olması ve bulunurluğunun yüksek seviyede olması gerekiyor; bulunurluğu yüksek markaların bilinirliği de artırıyor. Finansal açıdan güçlü firmalar, sahip oldukları markanın iletişimi için daha fazla kaynak ayırabiliyor; bu da markalaşma sürecini hızlandırıyor.  Sürdürülebilirlik son zamanlarda çok üstünde durduğumuz bir konu; operasyonlarını istikrarlı bir şekilde geliştiren, insan kaynağı ve altyapısı güçlü, gelişen teknolojiye yatırım yapan ve kurumsallık düzeyi yüksek markalar daha sürdürülebilir oluyor. Firmaların büyümesi ve markalaşması da buna göre daha sağlıklı gelişiyor.

Turquality projesi hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Turquality Programı en geniş anlamıyla devletimizin Türk markalarını yurtdışına açılmaları ve büyümeleri anlamında desteklediği bir marka gelişim platformudur. Turquality’nin başlangıç aşamasında ana hedefi: Türkiye’den dünya markaları çıkarmaktı. Dünyada imajı yüksek ülkelere baktığımızda, ekonomisi  ve refah seviyesi gelişmiş, kalite algısı ve kişi başına yaratılan değerin yüksek olduğu ülkeler karşımıza çıkıyor. Örnek olarak; ABD’de Apple, Almanya’da BMW, İtalya’da Armani, İspanya’da Zara, Japonya’da Toyota gibi markalar hem ülkelerinin bilinirliğinin artmasında, hem kalite algısının gelişmesinde, hem de ekonomilerinin yükselmesinde ülkelerine önemli ölçüde destek oluyorlar.

Turquality sürecinde firmalar uluslararası markaları örnek alarak operasyonlarına dünyadaki iyi uygulamaları adapte etmeye çalışıyorlar. Programın firmalara olan en büyük katkısının, bu süreçte firmaların vizyonlarını geliştirerek, markalaşmanın gerektirdiği organizasyonel yetkinliklere ulaşmalarını sağlaması olarak görüyorum.  Markalar Turquality’den aldıkları destekler ile yurt dışında daha odaklı ve cesur kararlar alabiliyorlar ve markalarına yaptıkları yatırımlara daha yüksek bir bütçe ayırabiliyorlar. Turquality ve Marka Destek programındaki firmalar, Türkiye’nin ihracatını ve 2023 ihracat hedefi olan 500 milyar ABD Doları’na ulaşma hedefini de önemli ölçüde destekliyorlar. 

Türkiye, bünyesindeki firmalarla küreselleşerek başlı başına bir dünya markasına dönüşmeye hazırlanıyor. Öngörülerinizi ve beklentilerinizi alabilir miyiz?

Türkiye ekonomisi büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve bu süreçte firmalar, yarattıkları katma değeri artırma ve markalaşma çalışmaları ile öne çıkıyorlar. Türk firmalarının büyük bir kısmı yakın zamana kadar üretim odaklı bakış açısı ile kaliteli ürün sunmaya odaklanmıştı. Geldiğimiz noktada yurt dışı ile rekabet eden Türk firmalarının tasarım, inovatif iş modelleri ve markalaşmaya odaklanmaları ile öne çıktığını görüyoruz. Yurtdışına açılımda çekingen davranan Türk markaları Turquality’nin desteği ile gerçekleştirmek istedikleri açılımı daha hızlı ve kendilerine güvenerek yapabiliyorlar. Marka yöneticilerinin vizyonları küresel rekabete hazır; ancak firmaların insan kaynağı olarak da yeterli niteliklere sahip olmaları gerekiyor.  Genelde bu firmaların finansal güçleri de oldukça iyi olduğundan, pazarlama ve markalaşma çalışmalarına da kaynak ayırabiliyorlar. İnsan kaynağının gelişimine yüksek ölçüde kaynak ayıran firmaların bu dönüşüm sürecini başarılı bir şekilde yürüteceğine inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde Turquality gibi programların da destekleri ile Türk markalarının dünyaya açılımda daha cesur davranacaklarını ve hem kendi markaları ile büyüyeceklerini, hem de marka satın alımları yaparak Türk ekonomisini geliştireceklerine inanıyorum.

Ambrosetti Ekonomi ve Finans Semineri 8-9 Nisan'da İtalya'da
Seminer dünyada, Avrupa’da ve İtalya’da ekonomi, finans, finansal piyasalar ve onların ilgili kurumlarının genel görünümlerinin (mevcut durum, konjonktürel ve yapısal anlamda yeni akımlar ve ileriye dönük beklentiler, olası kriz alanları, vb.) mümkün olan en iyi şekilde anlaşılmasını ve yorumlanmasını sağlamayı hedeflemektedir. Etkinlik her yıl en önemli endüstri ve hizmet firmaları ile belli başlı ulusal ve uluslararası finansal ve ekonomik kuruluşların üst düzey yöneticilerinden oluşan elit bir grubu bir araya getirmektedir.